|
Signgraphic Dergisi Ağustos
2008 - 110. Sayı Röportas Cevapları
21.07.2008
Elit Elektronik Üretim ve Tasarımda Sınır Tanımıyor
Elit
Elektronik, çalışmalarına elektronik komponent ve uydu
ithalatı ile başladı ve ilerleyen yıllarda çalışmalarına
üretimi de ekledi. Firma 2005 yılında LED üretimi ve
uygulamaları konusuna yoğunlaştı. Tabelacılara yönelik
ürettiği “Finest” marka extended şerit LED serisi
kullanıcılara çok büyük kolaylıklar sağlıyor.
Bu işte çok ciddi olduklarını, üretimde
ve tasarımda sınır tanımadıklarını, LED’de yeni
teknolojiden çok uygulamada yeni yöntemleri araştırarak
kendilerini ön planda tutabileceklerine inandıklarını
söyleyen Elit Elektronik sahibi Atilla Gür ile yeni
projeleri ve gelecekle ilgili hedeflerini konuştuğumuz
keyifli bir sohbet yaptık.
2000 yılında
yatırımını yaptığımız elektronik dizgi fabrikamız
Türkiye’de sayılı teknolojiye sahip bir fabrikadır.
LED ürünlerde bizim en büyük rakibimiz Çin. Biz LED ile
ilgili değişik uygulama alanları yaratıyoruz. LED’de
pratik zeka; hem tasarımında hem üretiminde çok
önemlidir. Tabelacılıkta LED vazgeçilmez bir şey oldu.
Bizim hedefimiz, başarılara imza atıp yurtdışına
yayılmak, bunu başarabilirsek o zaman gelecek günlerin
daha da iyi olacağını düşünüyoruz. Kayan yazıda ilk
üretimlerimiz başlıyor, bu da firmamız için bir yenilik.
Tabelacılara yaptığımız Finest extended şerit LED serisi
piyasa için güzel bir ürün oldu. Biz müşterimizin
ihtiyacını hangi saat hangi gün olursa olsun zamanında
ve yerinde kaliteli şekilde karşılamaya çalışan bir
firmayız.
S.G: Atilla
Bey şirketiniz Elit Elektronik ilgili kısaca bilgi verir
misiniz ?
Atilla Gür:
Şirketimiz
1989 yılında kuruldu. 1994 yılında elektronik komponent
satışıyla, uydu ithalatı ve satışına başladık. 2000
yılında çalışmalarımıza elektronik dizgi ve üretimini
ekledik. Bugün de komponent temini, uydu üretimi ve
satışı, LED üretimi, fason elektronik dizgi ve üretimini
aynı anda yürütüyoruz. Merkezimiz Bağcılar’da,
showroomumuz da Karaköy’de.
S.G: LED
konusuna sizi yönelten sebepler nelerdi? LED üretim
sürecinizden ve hizmetlerinizden bahseder misiniz ?
Atilla Gür:
2005
sonlarından itibaren LED’lerle ilgili neler yapabiliriz
diyerek ar-ge çalışmalarımızla birlikte üretimimizi
başlattık. LED konusuna yönelmemizdeki sebep bize gelen
taleplerin olmasıydı. Bu sebeple de araştırmalarımızı
yaptık ve LED’de bir gelecek olduğunu gördük. Şuanda da
reklamcılara, mobilyacılara, özel şahısların evlerine
veya iş yerlerine, mağaza vitrinleri, bina iç ve dış
aydınlatmaya yönelik her türlü LED üretimi ve
uygulamasını yapabilen bir firma konumundayız. 2000
yılında yatırımını yaptığımız elektronik dizgi
fabrikamız Türkiye’de sayılı teknolojiye sahip bir
fabrikadır. Buradaki dizgi kapasitemiz gayet yüksek ve
bir çok LED ürününü bu fabrikamızda kendimiz üretip
satıyoruz. Led ürünlerde bizim en büyük rakibimiz Çin.
Bizim Çin’e karşı birçok avantajlarımız var. Birinci
avantajımız biz yerli bir üreticiyiz o yüzden de
müşteriye modelinde, renginde kısaca her talebinde hemen
o anda cevap verebiliyoruz. Yani bugün ben bir sipariş
aldığımız zaman her hangi bir ürünümde maksimum iki ya
da üç gün içersinde o ürünü müşteriye verebiliyorum.
Eğer ben bunu Çin’den ithal ediyorsam ve stokta da yoksa
benim bunu verebileceğim en hızlı süre iki üç haftadır.
Yine şanslıysam ve yolda gelen bir partim varsa o ürünü
müşteriye verebilirim ama genel olarak bu kadar hızlı
bir cevap olmaz. Biz LED ile ilgili çok değişik
uygulamalar yapıyoruz. Sizin son sayınızdaki Finest
extended LED ile ithal edilen ve kendimizin de üretimini
yaptığımız 30 cm’lik esnek mantar LED’li şeritli ledle
de daha çok delikli tabelalarda kullanılan şimdiye kadar
yapılan ve çok zaman alan üretim sürecini hemen hemen
onda bire düşürdük. Bunu nasıl yaptık, zaten mevcut olan
bir ürün üzerinde çok ufak bir değişiklik yaparak bunu
uygulayıcılara sağladık. Şirket yöneticisi olarak aynı
zamanda da bir mühendis olarak bir şeyin çok iyi olması
için çok kompleks olması gerektiğini düşünmüyorum. LED
de pratik zeka hem tasarımında hem üretiminde çok
önemlidir.
SG: LED
üretiminde tasarım gerçekten çok mu önemli? Tasarım
konusunu biraz detaylandırır mısınız ?
Atilla Gür:
Tasarım çok önemli yani LED’de üç faktör vardır. LED
dediğimizde konu sadece marka değildir ve marka ile de
bitmez. LED’in markası değil kalitesi, üretim şekli ve
çalıştığı elektronik ortam önemli. Siz en iyi LED’i çok
kötü bir elektronik ortama soktuğunuz zaman isterse
Mercedes olsun yine bozulur. Biz LED tasarımlarımızı en
az
100 bin
saate göre hesaplıyoruz. Bir çok yerde onu da
aştığımızı düşünüyoruz. Ama biz bütün ürünlerimizde bir
kere garanti veriyoruz ve garantiden de daha iyi bir
saat olabileceğini düşünmüyorum. Bizim bunun yanında çok
iyi bir elektronik alt yapımız var ve yıllardır bu işin
içerisindeyiz. LED bizim şimdiye kadar yaptığımız
elektronik çizim devrelerin en basiti yani biz sonuçta
uydu alıcısı tasarlayıp üretebilen bir firmayız. O
yüzden biz bunu çok iyi şekilde üretip devrelerimizi en
iyi şekilde tasarladığımızı düşünüyoruz. Böylelikle de
LED’leri de seçerken en az orta kalitede bir LED seçip
sonuç olarak çok iyi, çok dayanıklı bir ürün
yarattığımızı düşünüyoruz. Bu arada eklemeyi istediğim
dördüncü konuda montaj esnasında, bunun doğru düzgün
monte edilmesi , seçilmesi, bunları çalıştıracak güç
ünitelerinin de doğru düzgün hesaplanıp kullanılması
LED’in ömrünü etkileyen unsurlar. Bu konuda da biz her
gün ilave tecrübe kazanıyoruz. Çünkü biz bu ürünü eğer
müşteriye değilse kendi arge’mizde, kendi yeni
ürünlerimizde her gün uyguluyoruz . O yüzden uygulama
konusundaki tecrübelerimiz de tekrar ürüne verdiğimiz
için sürekli ürünlerimizin kalitesi, dayanıklılığı,
verimi artan bir yol haritası izliyor.
SG: Üretim
kapasitenizle birlikte oluşturduğunuz sistemle ilgili de
bilgi verir misiniz ?
Atilla Gür:
Biz yüzeysel dizgi, smd dizgi dediğimiz üretim
kapasitesine sahibiz. Burada saatte otuz beş bin tane
LED dizecek kapasitemiz var. Bu ledler çoğu cımbızla zor
tutulan LED’ler ve makinelerimizin hassasiyeti
milimetrenin binde biri kadar hassas bir şekilde
ürünlerimizi bir noktadan bir noktaya dizme şekline
sahip. İkinci hattımız manuel dizgi ve through-hole
dediğimiz delikli yani bacaklı malzemeye dizdiğimiz bir
hat orada da dizgi kapasitemiz saatte 5 bin komponent
olarak mevcuttur. Türkiye’de ilk seri üretimi yapan su
geçirmez şeritler için bir hattımız var ve sanırım bu
Türkiye’de bir ilk. Bu esnek şerit dediğimiz şeritlerin
dış ortamda kullanılabilmesi için su geçirmez hale
getiriyoruz. Bunu yapmak için de özel kendi
geliştirdiğimiz tekniklerle bir hat kurduk, hattı da
kendimiz ürettik. Sistemini de, yöntemini de kendimiz
ürettik ve geliştirdik. Şuanda bunu Türkiye’de seri
olarak yapan ilk firmayız. Ve şuanda da bundan ayda iki
bin metrenin üzerinde bu hatta su geçirmez şeritler, led
ürünler üretme kapasitesine sahibiz. Biz hem kendimize
bu işi yapıyoruz hem de fason olarak bu hizmeti
sunuyoruz. Yani bu hattımız sayesinde bir ürün ithal
edilerek bize getirildiğinde su geçirilmez hale
getirilip sonra piyasaya giden ürünler de olabiliyor.
Buda mühendisliğimizin bir göstergesi diyebiliriz.
Sürekli ürünlere ve yerli üretime katma değer katmaya
çalışıyoruz. Dördüncü hattımızda toplama hattı burada
her türlü elektronik dvd, vcd, uydu alıcısı, televizyon
toplama imkanı var şimdi biz bu hattı aynı zamanda da
led ürünleri de toplamaya da kullanıyoruz. Böylelikle
üretim kapasitemiz dört hattan oluşup şirketimiz
ISO’ludur. Birçok müşterimizin fason olarak stoklarını
burada barındırırız ve stok takibini de yaparız. Bu da
fason üretimimizin artı bir değeridir. Uydu alıcısı
sektöründen gelme yasalar gereği bir iki yıl garanti
süremiz var ve o iki yıl süresince bütün bu ürettiğimiz
elektroniklerin satış sonrası ve bakımını vermek
zorundayız. Bunu elektronik alt yapımız, teçhizatımız ve
eleman kapasitemiz yüksek olduğu için yapabiliyoruz. O
yüzden üretim konusunda da üretim süresini minimuma
indirip, müşteriye ve kendimize minimum hatayla ürün
çıkarabiliyoruz.
SG:
Üretiminizi kaç kişilik personel ile gerçekleştiriyor
sunuz ?
Atilla Gür:
Şubemizle
birlikte toplam on dört kişi ile hizmet veriyoruz.
Bunlardan dört arkadaşımız mühendis, bir tanesi yüksek
mühendis, diğeri lise öğrencisi vs. vs. dışarıya da
verdiğimiz işlerde de yaklaşık 15 kişiyi dışarıdan
çalıştırıyoruz. Çok düşük teknolojik ürünleri dışarıda
tamamlattırıp yüksek teknoloji kısmını tekrar burada
üretiyoruz.
SG: Peki bu
gelişen teknoloji parelel olarak ledlerle ilgili başka
yeni çalışmalarınız var mı ?
Atilla Gür:
Şerit
LED’lerde gelişmeler var ve bunları bir standart haline
getirdik. Şuanda bütün renklerde şeritlerimiz var. RGB
renk değiştiren şerit LED’lerimizi de seri üretime
geçirdik. Tabelacılara yaptığımız finest extended şerit
LED serisi piyasa için sanıyorum güzel bir ürün oldu ve
çok ufak bir değişiklikle çok büyük bir fark yaratacak,
belli bir başarı bekliyoruz. Bu ürünlerle uygulama
konusunda yeniliklere doğru gidiyoruz bu ürünleri daha
iyi nasıl uygularız, bir tabelacıya nasıl daha iyi bir
tabela yaptırırız, bir vitrini aydınlatırken nasıl daha
güzel bir efekt yapabiliriz, nasıl daha çabuk monte
edebiliriz gibi konularda ürünlerin tasarım
çalışmalarını yapıyoruz. Yakın zamanda daha da büyük
projelere imza atıyor olacağız hem yurtdışında hem
Kıbrıs’ta. Bu projelerimiz, bina aydınlatması, iç cephe,
dış cephe, villa dekorasyonu, AVM yani bu mekanları
rengarenk yapmak, neşeli farklı bir ortam yaratmak,
mevcut ışıklarla değil yeni ışıklarla yeni ortamlarla
aydınlatma yaratmak değer katmak mekanlara. Kıbrıs’ta
beklediğimiz bir projemiz var ve oldukça büyük bir
proje. İstanbul’da da ihalesini aldığımız yine büyük bir
proje var. Proje bittiğinde resimlerini inşallah
derginizde yayınlarız. Çok teknik projeler bunlar
inşallah güzel bir sonuç alacağız ve yine bu işte çok
ciddi olduğumuzu a’dan z’ye tasarımından üretimine,
üretiminden uygulamasına, uygulamasından satış sonrası
bakımına kadar bu işi çok iyi yaptığımızın güzel bir
örneği olacak. Referanslarımız iş yaptıkça büyüyor ve
dediğim gibi ürünlerimizi daha çok LED de yeni teknoloji
değil de uygulamada yeni yöntemler araştırarak şuanda
kendimizi önde tutabileceğimizi düşünüyoruz. Bunlardan
en basit örneği bu finest’in markamızın extended şerit
LED serisi çok ufak manipülasyonla kullanıcılara çok
büyük bir fayda sağladığımızı düşünüyoruz. Geleceğin
güzel olacağını düşünüyoruz ve bunun için çok
çalışmamız, kalitemizi, ürünlerimizin çeşitlerini
arttırmamız gerekiyor. LED ile ilgili birkaç ürünümüz
daha var ve bunlar üzerinde çalışıyoruz. Ürünlerimizle
de LED, Aydınlatma ve Sign fuarlarına katılacağız. Benim
tasarımcı kimliğimin de olması sebebiyle fikirlerimi
uygulamaya çalışıyorum. Böylece komple yapımızla
ürünlerimize artı bir değer katabiliyoruz. Bazı
ürünlerimizin de sadece ithalatını gerçekleştiriyoruz.
SG: Neden
üretim yerine bazı ürünlerinizin ithalatını
yapıyorsunuz? Bunlar hangi ürünler ?
Atilla Gür:
El
işçiliği çok ağır olan ürünlerin ithalatını yapıyoruz.
El işçiliği demek maliyet demek, Çin’de el işçiliğinin
maliyeti çok düşük, makine üretiminin maliyeti hemen
hemen aynı o yüzden makine üretimiyle rekabet
edebiliyoruz onların kullandığı makineyi biz burada
kullanıyoruz. Ama el işçiliğinde onlar çok daha ucuza
ürettikleri için el işçiliği çok fazla olduğu ürünlerde
ekonomik değerlendirmesini yapıyoruz değerse üretiyoruz
değmezse sadece ithalatını yapıyoruz. Bu daha çok led
modül dediğimiz su geçirmez led modüllerde geçerli oldu.
Ama tabii bunlarda arkada her zaman tekrar
değerlendiriliyor, bugün yapmadık yarın yapmayacağımız
anlamına da gelmiyor . Belki Çin’de belki de burada
şartlar değişecek belki ben burada makinesini
yaptıracağım. El işçiliği olan işi makine işçiliğine
indirdiğim zaman bu sefer burada üretimİ ekonomik bir
ürün olacak o zaman onu da tekrar yapabiliriz. Tamamen
esnek, mühendis mantığı ile, üretimde sınır tanımayan
kısacası yapılmadıysa yapalım fikriyle ilerleyen bir
firma yapısına sahip olduğumuz için inşallah bu bize
belli başarılar sağlayacak.
SG: Garanti
ve teknik destek konusunda biraz daha detaylı bilgi
alabilir miyiz ?
Atilla Gür:
Biz tüm
ürünlerimize bir yıl garanti veriyoruz. Bunda diyecek
çok fazla şey yok aslında ürünlerimize güveniyoruz.
Kullandığımız LED’lerimizi şimdi iki yıla yakın bir
süredir çalıştığımız led tedarikçimizden aldığımız
için ürünlerini tanıyoruz böylelikle de rahat bir
şekilde garanti verebiliyoruz ve hiçbir geri dönüşü de
olmuyor. Bazen tabii ki sorunlar oluyor. Bizi üstün
kılan noktalardan bir tanesi de hatalı ürünlerimizin
olabileceğini de kabul edebilmemiz. Beko’nun bile
yepyeni bulaşık makineleri bozulduğuna göre her türlü
elektronik bozulabilir. Biz müşterimizin ihtiyacını
hangi saat hangi gün ne olursa olsun zamanında ve
yerinde kaliteli bir şekilde karşılamaya çalışan bir
firmayız. Fabrikamızda anti-statik ortamda üretim
yapılır ve ürünlerimizin tamamı üretimden sonra ağır
testlere tabi tutulur. Hassas ürünler yaşlandırmadan
geçer yani ürünler zor şartlarda fabrikamızdan çıkmadan
birkaç gün çalışır ki sahada normal şartlarında düzgün
çalışsın. Buna yaşlandırma diyoruz.
SG: Diğer
sektörler ve reklam sektöründeki pazar payınızı nasıl
değerlendiriyor sunuz? Bundan sonraki dönemlerde reklam
sektörü ağırlıklı olarak hitap etmek istediğiniz sektör
mü ?
Atilla Gür:
Biz reklam
sektöründe bir yıldır belli firmalara ürün imal edip
satıyoruz. Son zamanlarda yaptığımız bazı ar-ge
çalışmalarıyla daha iyi hizmet verebileceğimizi
düşündük ve tabelacılara o yüzden biraz daha ağırlık
verdik. Sizin derginizle ağırlıklı olarak
çalışmalarımıza başladık şuanda da Sign fuarını
düşünüyoruz. Tabelacılara yönelik çok büyük bir pazar
payımız şimdilik yok. Şuanda ithalatçılar bu işte
başarılılar. Biz yeni başlamamıza rağmen belli
ürünlerimiz de ithalatçılarda olmadığı için o yüzden bu
konuda önderlik yapabiliyoruz. Bazı ürünlerimize mesela
esnek şerit LED serisinde bir numarayız ve sanırım yüzde
elliden fazla bir pazar payımız var. Sürekli üretim
şeklimizde verimlileşiyor, dış cephe sistemlerinde yine
çok aşırı olmamak kaydıyla bir pazar payımız var ve bir
çok ürün kategorisi kullanım şekillerini vs.’de
değerlendiriyoruz. Şuanda hem yüzeysel dizilen smd
LED’lerde, hem bacaklı ledlerde, hem power led’lerde
yani LED’in her türünde ar-ge’lerimiz devam ediyor.
Müşterilerimiz her türlü yeniliği reklamlarımızdan ve
internet sistemimizden takip edebilirler.
SG:
Led’lerin geleceğiyle ilgili ne düşünüyor sunuz ?
Atilla Gür:
LED’ler gittikçe güçleniyor. Aynı boyda daha güçlü ışık
veriyor veya LED büyüyor ya da aynı ışıkta bir LED
küçülüyor gibi bazı gelişmeler var. Organik led denilen
yeni led çeşitleri var. Bunlar henüz piyasaya inmedi.
Çok güçlü power LED’lerde ısı sorunları var ve onları
çözmek ciddi mühendislik istiyor.
SG: Peki bu
sorunların giderilmesi için çalışmalar yapılıyor mu ?
Atilla Gür:
Bizim
belirli bazı çalışmalarımız var. Power Led’lerde 3
watt’ın üzerindeki LED’lerde şuanda bir çalışmamız yok.
Bununda ana nedeni öncelikle üretim firmaların
üretimlerini düzeltmelerini istememiz. LED’ler gelişiyor
ama açıkçası biz deneme tahtası olmak istemiyoruz.
Oturmuş, iyi çalışan, randımanı belli, yaşlanmış bir iki
yıl çalışmış, uygulanmış LED’lerin üzerinde ilerlemek
istiyoruz. Daha güçlü LED’ler şuanda sınır yani uç
noktada LED’ler ve onların uygulamaları da talepleri de
az. Bu ürünler vakit geçtikçe çoğalacak tabiî ki bizde o
trendi takip edeceğiz. Şuanda biz daha çok uygulamacı
olarak LED sürücüleri konusunda dali dediğimiz kontrol
ünitelerimizi geliştiriyoruz.
SG: Dali
olarak adlandırdığınız bu kontrol üniteleri hakkında
biraz bilgi verir misiniz ?
Atilla Gür:
Bir LED’i
sürmek için bir güç kaynağına ihtiyaç var ve eğer bu
LED’e bir animasyon vermek istiyorsanız bir kontrol
ünitesine de ihtiyacınız olacak, biz bunlara dali
diyoruz. Şuan bizim üç tip olan açık kasa, kapalı kasa
ve tak çalıştır dediğimiz bir tür dalimiz var yani
biricisi ile aynı ama bu daha iş bilmeyenler içindir.
Uzaktan kumandalı dali sistemimiz var. Şuanda bu seriyi
genişletiyoruz ki hem uzaktan kumandalı olsun, hem sese
duyarlı olsun hem de renkleri daha hassas bir şekilde
müşteri tarafından ayarlanma imkanı olsun. Bu şekilde
kontrol ünitelerinde ve kayan yazıda ar-ge’lerimiz
devam ediyor. Hatta kayan yazıda ilk üretimlerimiz
başlıyor bu da firmamız için bir yenilik.
SG: Peki
kayan yazı ile ilgili ilk üretimlerinizin başlama tarihi
belli mi ?
Atilla Gür:
Bir iki ay
içerisinde bir projemiz var ve bunu da Türkiye’de bir
çok kişi her gün görecek. Uygulanacak bir proje. Bilgi
birikimimizi şuanda kayan yazı denilen ürünlere tekrar
uygulayacağız o şekilde yeni ürünlerimiz olacak. Dediğim
gibi LED teknolojisini takip ediyoruz .Yeni ürünler ne
olabilir bunları ürettikten sonra ne şekilde
uygulayabiliriz bunları düşünüyoruz.
SG: Üretici
olmanın avantajları ve dezavantajları hakkında neler
söyleyebilir siniz ?
Atilla Gür:
Üretici
olmanın avantajları hızlı bir şekilde müşterinin
ihtiyacına cevap verebiliyor olmanız. Çünkü ana
maddelerin burada birleştirilmesi kalıyor. Üretici
olmanın artı bir avantajı ar-ge’nizi çabuk
yapabiliyorsunuz bütün imkanlarınızı ar-geye yönlendirip
çok yeni ürünler ve seri üretim yapabiliyorsunuz.
Dezavantajları ise, üretimin çok önemli olan bir takibe
ihtiyacı olması. Biz pazarlama konusunda eksiğimizi
farkında olduğumuzdan dolayı daha çok çalışarak
pazarlamadaki eksiğimizi tamamlamaya çalışıyoruz.
SG:
Tabelacıların çalışmalarında daha çok LED’leri tercih
etmelerinin sebepleri size göre nedir ?
Atilla Gür:
Artık tabelacılar eski tip tabelaları yapa yapa
sıkıldılar şimdi LED’lerle yeni tip tabelaları
fonksiyonel şekilde belki daha ufak ama daha etkili
tabelalar şeklinde yapabiliyorlar. LED’in ömrü uzun,
uzun olduğu için belki satış sonrası daha az bakım
gerekiyor, tasarruflu olması sebebiyle müşteriyi ikna
etmek daha kolay olabiliyor. Tasarım açısından yepyeni
tabelalar yapılıp dikkat çekmek için daha kolay
animasyon verilebiliyor, ürettiğimiz ürünlerle gerçekten
çok farklı hızlı üretimler yapılabiliyor. Normal
bildiğimiz ampullerin giremediği yerlere LED’ler çok
rahat giriyor birçok darbeye karşı dayanıklı, o yüzden
birçok avantajı var ve ürün çeşitleri genişledikçe bu
avantajlar çoğalarak artıyor. Bu yüzden modeller
çoğaldıkça rekabette çoğalıyor. Yani tabelacılıkta LED
vazgeçilmez bir şey oldu.
SG: Yapmış
olduğunuz çalışmalarla birlikte 2007 yılı ve 2008’in
geride kalan ilk yarısı sizin için nasıldı ?
Atilla Gür:
Zor bir ekonomik ortamdan geçiyoruz, biz ekonomi daha
kötüye gittiğinde daha çok koşturmaya çalışıyoruz ve tek
çıkış yolunun bu olacağını düşünüyoruz. Bizim hedefimiz,
başarılara imza atıp yurtdışına yayılmak, bunu
başarabilirsek o zaman ilerisinin daha da iyi
olacağını düşünüyoruz. 2008 yılı 2007 yılından daha iyi
oldu çünkü LED’i iyice oturtturmaya başladık umarım
ileriki yıllar daha iyi olacak. |