Signgraphic Dergisi Ağustos 2008  -  110. Sayı Röportas Cevapları                                                                                                             21.07.2008

Elit Elektronik Üretim ve Tasarımda Sınır Tanımıyor

Elit Elektronik, çalışmalarına elektronik komponent ve uydu ithalatı ile başladı ve ilerleyen yıllarda çalışmalarına üretimi de ekledi. Firma 2005 yılında LED üretimi ve uygulamaları konusuna yoğunlaştı. Tabelacılara yönelik ürettiği  “Finest” marka extended şerit LED serisi kullanıcılara çok büyük kolaylıklar sağlıyor. Bu işte çok ciddi olduklarını, üretimde ve tasarımda sınır tanımadıklarını, LED’de yeni teknolojiden çok uygulamada yeni yöntemleri araştırarak kendilerini ön planda tutabileceklerine inandıklarını söyleyen Elit Elektronik sahibi Atilla Gür ile yeni projeleri ve gelecekle ilgili hedeflerini konuştuğumuz keyifli bir sohbet yaptık. 2000 yılında yatırımını yaptığımız elektronik dizgi fabrikamız Türkiye’de sayılı teknolojiye sahip bir fabrikadır.
LED ürünlerde bizim en büyük rakibimiz Çin. Biz LED ile ilgili değişik uygulama alanları yaratıyoruz. LED’de pratik zeka; hem tasarımında hem üretiminde çok önemlidir. Tabelacılıkta LED vazgeçilmez bir şey oldu. Bizim hedefimiz, başarılara imza atıp yurtdışına yayılmak, bunu başarabilirsek o zaman gelecek günlerin  daha da iyi olacağını düşünüyoruz. Kayan yazıda ilk üretimlerimiz başlıyor, bu da firmamız için bir yenilik. Tabelacılara yaptığımız Finest extended şerit LED serisi piyasa için güzel bir ürün oldu. Biz müşterimizin ihtiyacını hangi saat hangi  gün olursa olsun zamanında ve yerinde kaliteli şekilde karşılamaya çalışan bir firmayız.

S.G: Atilla Bey şirketiniz Elit Elektronik ilgili kısaca bilgi verir misiniz ?

Atilla Gür: Şirketimiz 1989 yılında kuruldu. 1994 yılında elektronik komponent satışıyla, uydu ithalatı ve satışına başladık. 2000 yılında çalışmalarımıza elektronik dizgi ve üretimini ekledik. Bugün de komponent temini, uydu üretimi ve satışı, LED üretimi, fason elektronik dizgi ve üretimini aynı anda yürütüyoruz. Merkezimiz Bağcılar’da, showroomumuz da Karaköy’de.

S.G: LED konusuna sizi yönelten sebepler nelerdi? LED üretim sürecinizden ve hizmetlerinizden bahseder misiniz ?

Atilla Gür: 2005 sonlarından itibaren LED’lerle ilgili neler yapabiliriz diyerek  ar-ge çalışmalarımızla birlikte üretimimizi başlattık. LED konusuna yönelmemizdeki sebep bize gelen taleplerin olmasıydı. Bu sebeple de araştırmalarımızı yaptık ve LED’de bir gelecek olduğunu gördük. Şuanda da reklamcılara, mobilyacılara, özel şahısların evlerine veya iş yerlerine, mağaza vitrinleri, bina iç ve dış aydınlatmaya yönelik her türlü LED üretimi ve uygulamasını yapabilen bir firma konumundayız. 2000 yılında yatırımını yaptığımız elektronik dizgi fabrikamız Türkiye’de sayılı teknolojiye sahip bir fabrikadır. Buradaki dizgi kapasitemiz gayet yüksek ve bir çok LED ürününü bu fabrikamızda kendimiz üretip satıyoruz. Led ürünlerde bizim en büyük rakibimiz Çin. Bizim Çin’e karşı birçok avantajlarımız var. Birinci avantajımız biz yerli bir üreticiyiz o yüzden de müşteriye modelinde, renginde kısaca her talebinde hemen o anda cevap verebiliyoruz. Yani bugün ben bir sipariş aldığımız zaman her hangi bir ürünümde maksimum iki ya da üç gün içersinde o ürünü müşteriye verebiliyorum.  Eğer ben bunu Çin’den ithal ediyorsam ve stokta da yoksa benim bunu verebileceğim en hızlı süre iki üç haftadır. Yine şanslıysam ve yolda gelen bir partim varsa o ürünü müşteriye verebilirim ama genel olarak bu kadar hızlı bir cevap olmaz.  Biz LED ile ilgili çok değişik uygulamalar yapıyoruz. Sizin son sayınızdaki Finest extended LED ile ithal edilen ve kendimizin de üretimini yaptığımız  30 cm’lik esnek mantar LED’li şeritli ledle de daha çok delikli tabelalarda kullanılan şimdiye kadar yapılan ve çok zaman alan üretim sürecini hemen hemen onda bire düşürdük. Bunu nasıl yaptık, zaten mevcut olan bir ürün üzerinde çok ufak bir değişiklik yaparak bunu uygulayıcılara sağladık. Şirket yöneticisi olarak aynı zamanda da bir mühendis olarak bir şeyin çok iyi olması için çok kompleks olması gerektiğini düşünmüyorum. LED de pratik zeka hem tasarımında hem üretiminde çok önemlidir.

SG: LED üretiminde tasarım gerçekten çok mu önemli? Tasarım konusunu biraz detaylandırır mısınız ?

Atilla Gür: Tasarım çok önemli yani LED’de üç faktör vardır. LED dediğimizde konu sadece marka değildir ve marka ile de bitmez. LED’in markası değil kalitesi, üretim şekli ve çalıştığı elektronik ortam önemli. Siz en iyi LED’i çok kötü bir elektronik ortama soktuğunuz zaman isterse Mercedes olsun yine bozulur.  Biz LED tasarımlarımızı en az

100 bin saate göre hesaplıyoruz.  Bir çok yerde onu da aştığımızı düşünüyoruz. Ama biz bütün ürünlerimizde bir kere garanti veriyoruz ve garantiden de daha iyi bir saat olabileceğini düşünmüyorum. Bizim bunun yanında çok iyi bir elektronik alt yapımız var ve yıllardır bu işin içerisindeyiz. LED bizim şimdiye kadar yaptığımız elektronik çizim devrelerin en basiti yani biz sonuçta uydu alıcısı tasarlayıp üretebilen bir firmayız. O yüzden biz bunu çok iyi şekilde üretip devrelerimizi en iyi şekilde tasarladığımızı düşünüyoruz. Böylelikle de LED’leri de seçerken en az orta kalitede bir LED seçip  sonuç olarak çok iyi, çok dayanıklı bir ürün yarattığımızı düşünüyoruz. Bu arada eklemeyi istediğim dördüncü konuda montaj esnasında, bunun doğru düzgün monte edilmesi , seçilmesi, bunları çalıştıracak güç ünitelerinin de doğru düzgün hesaplanıp kullanılması LED’in ömrünü etkileyen  unsurlar. Bu konuda da biz her gün ilave tecrübe kazanıyoruz. Çünkü biz bu ürünü eğer müşteriye değilse kendi arge’mizde, kendi yeni ürünlerimizde her gün uyguluyoruz . O yüzden uygulama konusundaki tecrübelerimiz de tekrar ürüne verdiğimiz için sürekli ürünlerimizin kalitesi, dayanıklılığı, verimi artan bir yol haritası izliyor.

SG: Üretim kapasitenizle birlikte oluşturduğunuz sistemle ilgili de bilgi verir misiniz ? 

Atilla Gür: Biz yüzeysel dizgi, smd dizgi dediğimiz üretim kapasitesine sahibiz. Burada saatte otuz beş bin tane LED dizecek kapasitemiz var. Bu ledler çoğu cımbızla zor tutulan LED’ler ve  makinelerimizin hassasiyeti milimetrenin binde biri kadar hassas bir şekilde ürünlerimizi bir noktadan bir noktaya dizme şekline sahip. İkinci hattımız manuel dizgi ve through-hole dediğimiz delikli yani bacaklı malzemeye dizdiğimiz bir hat orada da dizgi kapasitemiz saatte 5 bin komponent olarak mevcuttur. Türkiye’de ilk seri üretimi yapan su geçirmez şeritler için bir hattımız var ve sanırım bu Türkiye’de bir ilk.  Bu esnek şerit dediğimiz şeritlerin dış ortamda kullanılabilmesi için su geçirmez hale getiriyoruz. Bunu yapmak için de özel kendi geliştirdiğimiz tekniklerle bir hat kurduk, hattı da kendimiz ürettik. Sistemini de, yöntemini de kendimiz ürettik ve geliştirdik. Şuanda bunu Türkiye’de seri olarak yapan ilk firmayız. Ve şuanda da bundan ayda iki bin metrenin üzerinde bu hatta su geçirmez şeritler, led ürünler üretme kapasitesine sahibiz. Biz hem kendimize bu işi yapıyoruz hem de fason olarak bu hizmeti sunuyoruz. Yani bu hattımız sayesinde bir ürün ithal edilerek bize getirildiğinde  su geçirilmez hale getirilip sonra piyasaya giden ürünler de olabiliyor. Buda mühendisliğimizin bir göstergesi diyebiliriz.  Sürekli ürünlere ve yerli üretime katma değer katmaya çalışıyoruz. Dördüncü hattımızda toplama hattı burada her türlü elektronik dvd, vcd, uydu alıcısı, televizyon toplama imkanı var şimdi biz bu hattı aynı zamanda da led ürünleri de toplamaya da kullanıyoruz. Böylelikle üretim kapasitemiz dört hattan oluşup şirketimiz ISO’ludur. Birçok müşterimizin fason olarak stoklarını burada barındırırız ve stok takibini de yaparız. Bu da fason üretimimizin artı bir değeridir. Uydu alıcısı sektöründen gelme yasalar gereği bir iki yıl garanti süremiz var ve  o iki yıl süresince bütün bu ürettiğimiz elektroniklerin satış sonrası ve bakımını vermek zorundayız. Bunu elektronik alt yapımız, teçhizatımız ve eleman kapasitemiz yüksek olduğu için yapabiliyoruz. O yüzden üretim konusunda da üretim süresini minimuma indirip, müşteriye ve kendimize minimum hatayla ürün çıkarabiliyoruz.
 

SG: Üretiminizi kaç kişilik personel ile gerçekleştiriyor sunuz ?

Atilla Gür: Şubemizle birlikte toplam on dört kişi ile hizmet veriyoruz.  Bunlardan dört arkadaşımız mühendis, bir tanesi yüksek mühendis, diğeri lise öğrencisi vs. vs. dışarıya da verdiğimiz işlerde de yaklaşık 15 kişiyi dışarıdan çalıştırıyoruz. Çok düşük teknolojik ürünleri dışarıda tamamlattırıp yüksek teknoloji kısmını tekrar burada üretiyoruz.

SG: Peki bu gelişen teknoloji parelel olarak ledlerle ilgili başka yeni çalışmalarınız var mı ?

Atilla Gür: Şerit LED’lerde gelişmeler var ve bunları  bir standart haline getirdik. Şuanda bütün renklerde şeritlerimiz var. RGB renk değiştiren şerit LED’lerimizi de seri üretime geçirdik. Tabelacılara yaptığımız finest extended şerit LED serisi piyasa için sanıyorum güzel bir ürün oldu ve çok ufak bir değişiklikle çok büyük bir fark yaratacak, belli bir başarı bekliyoruz.  Bu ürünlerle uygulama konusunda yeniliklere doğru gidiyoruz bu ürünleri daha iyi nasıl uygularız, bir tabelacıya nasıl daha iyi bir tabela yaptırırız, bir vitrini aydınlatırken nasıl daha güzel bir efekt  yapabiliriz, nasıl daha çabuk monte edebiliriz gibi konularda ürünlerin tasarım çalışmalarını yapıyoruz. Yakın zamanda daha da büyük projelere imza atıyor olacağız hem yurtdışında hem Kıbrıs’ta. Bu projelerimiz, bina aydınlatması, iç cephe, dış cephe, villa dekorasyonu, AVM yani bu mekanları rengarenk yapmak, neşeli farklı bir ortam yaratmak, mevcut ışıklarla değil yeni ışıklarla yeni ortamlarla aydınlatma yaratmak değer katmak mekanlara. Kıbrıs’ta beklediğimiz bir projemiz var ve oldukça büyük bir proje. İstanbul’da da ihalesini aldığımız yine büyük bir proje var. Proje bittiğinde resimlerini inşallah derginizde yayınlarız. Çok teknik projeler bunlar inşallah güzel bir sonuç alacağız ve yine bu işte çok ciddi olduğumuzu a’dan z’ye tasarımından üretimine, üretiminden uygulamasına, uygulamasından satış sonrası bakımına kadar bu işi çok iyi yaptığımızın güzel bir örneği olacak. Referanslarımız iş yaptıkça büyüyor ve dediğim gibi ürünlerimizi daha çok LED de yeni teknoloji değil de uygulamada yeni yöntemler araştırarak şuanda kendimizi önde tutabileceğimizi düşünüyoruz. Bunlardan en basit örneği bu finest’in markamızın extended şerit LED serisi çok ufak manipülasyonla kullanıcılara çok büyük bir fayda sağladığımızı düşünüyoruz. Geleceğin güzel olacağını düşünüyoruz  ve  bunun için çok çalışmamız, kalitemizi, ürünlerimizin çeşitlerini arttırmamız gerekiyor. LED ile ilgili birkaç ürünümüz daha var ve bunlar üzerinde çalışıyoruz.  Ürünlerimizle de LED, Aydınlatma ve Sign fuarlarına katılacağız. Benim tasarımcı kimliğimin de olması sebebiyle fikirlerimi uygulamaya çalışıyorum. Böylece komple yapımızla ürünlerimize artı bir değer katabiliyoruz. Bazı ürünlerimizin de sadece ithalatını gerçekleştiriyoruz. 

SG: Neden üretim yerine bazı ürünlerinizin ithalatını yapıyorsunuz? Bunlar hangi ürünler ?

Atilla Gür: El işçiliği çok ağır olan ürünlerin ithalatını yapıyoruz. El işçiliği demek maliyet demek, Çin’de el işçiliğinin maliyeti çok düşük, makine üretiminin maliyeti hemen hemen aynı o yüzden makine üretimiyle rekabet edebiliyoruz  onların kullandığı makineyi biz burada kullanıyoruz. Ama el işçiliğinde onlar çok daha ucuza ürettikleri için el işçiliği çok fazla olduğu ürünlerde ekonomik değerlendirmesini yapıyoruz değerse üretiyoruz değmezse sadece ithalatını yapıyoruz. Bu daha çok led modül dediğimiz su geçirmez led modüllerde geçerli oldu. Ama tabii bunlarda arkada her zaman tekrar değerlendiriliyor, bugün yapmadık yarın yapmayacağımız anlamına da gelmiyor . Belki Çin’de belki de burada şartlar değişecek belki ben burada makinesini yaptıracağım. El işçiliği olan işi makine işçiliğine indirdiğim zaman bu sefer burada üretimİ ekonomik bir ürün olacak o zaman onu da tekrar yapabiliriz. Tamamen esnek, mühendis mantığı ile, üretimde sınır tanımayan kısacası  yapılmadıysa yapalım fikriyle ilerleyen bir firma yapısına sahip olduğumuz için inşallah bu bize belli başarılar sağlayacak.
 

SG: Garanti ve teknik destek konusunda biraz daha detaylı bilgi alabilir miyiz ?

Atilla Gür: Biz tüm ürünlerimize bir yıl garanti veriyoruz. Bunda diyecek çok fazla şey yok aslında ürünlerimize güveniyoruz. Kullandığımız LED’lerimizi şimdi iki yıla yakın bir süredir  çalıştığımız led tedarikçimizden  aldığımız için ürünlerini tanıyoruz böylelikle de rahat bir şekilde garanti verebiliyoruz  ve hiçbir geri dönüşü de olmuyor. Bazen tabii ki sorunlar  oluyor. Bizi üstün kılan noktalardan bir tanesi de hatalı ürünlerimizin  olabileceğini de kabul edebilmemiz. Beko’nun bile yepyeni bulaşık makineleri bozulduğuna göre her türlü elektronik bozulabilir. Biz müşterimizin ihtiyacını hangi saat hangi  gün ne olursa olsun zamanında ve yerinde kaliteli bir şekilde karşılamaya çalışan bir firmayız. Fabrikamızda anti-statik ortamda üretim yapılır ve ürünlerimizin tamamı üretimden sonra ağır testlere tabi tutulur. Hassas ürünler yaşlandırmadan geçer yani ürünler zor şartlarda fabrikamızdan çıkmadan birkaç gün çalışır ki sahada normal şartlarında düzgün çalışsın. Buna yaşlandırma diyoruz.

SG: Diğer sektörler ve reklam sektöründeki pazar payınızı nasıl değerlendiriyor sunuz? Bundan sonraki dönemlerde reklam sektörü ağırlıklı olarak hitap etmek istediğiniz sektör mü ?

Atilla Gür: Biz reklam sektöründe bir yıldır belli firmalara ürün imal edip satıyoruz. Son zamanlarda yaptığımız bazı ar-ge çalışmalarıyla daha iyi hizmet verebileceğimizi düşündük  ve  tabelacılara o yüzden biraz daha ağırlık verdik.  Sizin derginizle ağırlıklı olarak çalışmalarımıza başladık şuanda da Sign fuarını düşünüyoruz. Tabelacılara yönelik çok büyük bir pazar payımız şimdilik yok. Şuanda ithalatçılar bu işte başarılılar. Biz yeni başlamamıza rağmen belli ürünlerimiz de ithalatçılarda olmadığı için o yüzden bu konuda önderlik yapabiliyoruz. Bazı ürünlerimize mesela esnek şerit LED serisinde bir numarayız ve sanırım yüzde elliden fazla bir pazar payımız var. Sürekli üretim şeklimizde verimlileşiyor, dış cephe sistemlerinde yine çok aşırı olmamak kaydıyla bir pazar payımız var ve bir çok ürün kategorisi kullanım şekillerini vs.’de değerlendiriyoruz.  Şuanda hem yüzeysel dizilen smd LED’lerde, hem bacaklı ledlerde, hem power led’lerde yani LED’in her türünde ar-ge’lerimiz devam ediyor. Müşterilerimiz her türlü yeniliği  reklamlarımızdan ve internet sistemimizden takip edebilirler.

SG: Led’lerin geleceğiyle ilgili ne düşünüyor sunuz ?

Atilla Gür: LED’ler gittikçe güçleniyor. Aynı boyda daha güçlü ışık veriyor veya LED büyüyor ya da aynı ışıkta bir LED küçülüyor gibi bazı gelişmeler var. Organik led denilen yeni  led çeşitleri var. Bunlar henüz piyasaya inmedi. Çok güçlü power LED’lerde ısı sorunları var ve onları çözmek ciddi mühendislik istiyor.
 

SG: Peki bu sorunların giderilmesi için çalışmalar yapılıyor mu ?

Atilla Gür: Bizim belirli bazı çalışmalarımız var. Power Led’lerde 3 watt’ın üzerindeki LED’lerde şuanda bir çalışmamız yok. Bununda ana nedeni öncelikle  üretim firmaların üretimlerini düzeltmelerini istememiz. LED’ler gelişiyor ama açıkçası biz deneme tahtası olmak istemiyoruz. Oturmuş, iyi çalışan, randımanı belli, yaşlanmış bir iki yıl çalışmış, uygulanmış LED’lerin üzerinde ilerlemek istiyoruz. Daha güçlü LED’ler şuanda sınır yani uç noktada LED’ler ve onların uygulamaları da  talepleri de az. Bu ürünler vakit geçtikçe çoğalacak tabiî ki bizde o trendi takip edeceğiz. Şuanda biz daha çok uygulamacı olarak LED sürücüleri konusunda dali dediğimiz kontrol ünitelerimizi geliştiriyoruz.

SG: Dali olarak adlandırdığınız bu kontrol üniteleri hakkında biraz bilgi verir misiniz ?

Atilla Gür: Bir LED’i sürmek için bir güç kaynağına ihtiyaç var ve eğer bu LED’e bir animasyon vermek istiyorsanız bir kontrol ünitesine de ihtiyacınız olacak, biz bunlara dali diyoruz. Şuan bizim üç tip olan açık kasa, kapalı kasa ve tak çalıştır  dediğimiz bir tür dalimiz var yani biricisi ile aynı ama bu daha iş bilmeyenler içindir.  Uzaktan kumandalı dali sistemimiz var. Şuanda bu seriyi genişletiyoruz ki  hem uzaktan kumandalı olsun, hem sese duyarlı olsun hem de renkleri daha hassas bir şekilde müşteri tarafından ayarlanma imkanı olsun.  Bu şekilde kontrol ünitelerinde ve  kayan yazıda ar-ge’lerimiz devam ediyor. Hatta kayan yazıda ilk üretimlerimiz başlıyor bu da firmamız için bir yenilik.

SG: Peki kayan yazı ile ilgili ilk üretimlerinizin başlama tarihi belli mi ?

Atilla Gür: Bir iki ay içerisinde bir projemiz var ve bunu da Türkiye’de bir çok kişi her gün görecek. Uygulanacak bir proje. Bilgi birikimimizi şuanda kayan yazı denilen ürünlere tekrar uygulayacağız o şekilde yeni ürünlerimiz olacak. Dediğim gibi LED teknolojisini takip ediyoruz .Yeni ürünler ne olabilir bunları ürettikten sonra ne şekilde uygulayabiliriz bunları düşünüyoruz.

SG: Üretici olmanın avantajları ve dezavantajları hakkında neler söyleyebilir siniz ?

Atilla Gür: Üretici olmanın avantajları hızlı bir şekilde müşterinin ihtiyacına cevap verebiliyor olmanız. Çünkü ana maddelerin burada birleştirilmesi kalıyor. Üretici olmanın artı bir avantajı ar-ge’nizi çabuk yapabiliyorsunuz bütün imkanlarınızı ar-geye yönlendirip çok yeni ürünler ve  seri üretim yapabiliyorsunuz. Dezavantajları ise, üretimin çok önemli olan bir takibe ihtiyacı olması. Biz pazarlama konusunda eksiğimizi farkında olduğumuzdan dolayı daha çok çalışarak pazarlamadaki eksiğimizi tamamlamaya çalışıyoruz.

SG: Tabelacıların çalışmalarında daha çok LED’leri tercih etmelerinin sebepleri size göre nedir ?

Atilla Gür: Artık tabelacılar eski tip tabelaları yapa yapa sıkıldılar şimdi LED’lerle yeni tip tabelaları fonksiyonel şekilde belki  daha ufak  ama daha etkili tabelalar şeklinde yapabiliyorlar. LED’in ömrü uzun, uzun olduğu için belki satış sonrası daha az bakım gerekiyor,  tasarruflu olması sebebiyle müşteriyi ikna etmek daha kolay olabiliyor. Tasarım açısından yepyeni tabelalar yapılıp dikkat çekmek için daha kolay animasyon verilebiliyor, ürettiğimiz ürünlerle gerçekten çok farklı hızlı üretimler yapılabiliyor. Normal bildiğimiz ampullerin giremediği yerlere LED’ler çok rahat giriyor birçok darbeye karşı dayanıklı, o yüzden birçok  avantajı var ve ürün çeşitleri genişledikçe bu avantajlar çoğalarak artıyor. Bu yüzden modeller  çoğaldıkça rekabette çoğalıyor. Yani tabelacılıkta LED vazgeçilmez bir şey oldu.

SG: Yapmış olduğunuz çalışmalarla birlikte 2007 yılı ve 2008’in geride kalan ilk yarısı sizin için nasıldı ?

Atilla Gür: Zor bir ekonomik ortamdan geçiyoruz, biz ekonomi daha kötüye gittiğinde daha çok koşturmaya çalışıyoruz ve tek çıkış yolunun bu olacağını düşünüyoruz. Bizim hedefimiz, başarılara imza atıp yurtdışına yayılmak, bunu başarabilirsek o zaman ilerisinin  daha da iyi olacağını düşünüyoruz. 2008 yılı 2007 yılından daha iyi oldu çünkü LED’i iyice oturtturmaya başladık umarım ileriki yıllar daha iyi olacak.
 

                                                                                                                                                                                         Geri Dön  -  Başa Dön